->
En aşağılık, en iğrenç canlılarız biz. En şerefli olma yolunda mücadele etmemiz gerekirken.
Hep uzaklardan duyardık oysa. Ahlaki değerleri şeytanı korkutacak derecede aşağılara inmişlerin yaptıklarını-ettiklerini. Hiç bizim topraklarımızda olmazdı böyle şeyler.
Acaba gerçekten de olmaz mıydı? Olurdu da duymazmıydık?
Yoksa hep kendimizi mi kandırdık? Biz “en” ahlaklı, biz “en” doğru, biz “en” bütün dünyaya bedeldik. Bizde böyle şeyler olmazdı.
Ne de güzel kandırdık kendimizi.
Sonra ne olduysa çorap söküğü gibi, ahlaksızlıklarımız, sapıklıklarımız, (biraz hafif kalır ama) terbiyesizliklerimiz… Ne kadar da iğrençmişiz.
Hep başkasına nasihat ettik. Hep başkasına öğütler verdik. Hep başkasına karşı kendi namusumuzu savunduk. Başkasının namusu söz konusu olduğunda ilk namussuzluğu yapmaya yine biz yarıştık. Küçücük çocukların hayatlarını kararttık. Nasıl bir gözü dönmüşlüktür bu. Nasıl bir rezilliktir bu… Nasıl bir…
Nasıl bir medeni seviyeye taşıdık ülkemizi, toplumumuzu.
Aşağılık, pis ve iğrenciz. Namus, namus derken en rezil düşünceleri taşımışız. Yazıklar olsun bize. Yazıklar olsun bu kan dondurucu rezaleti bu topluma yaşatanlara.
…
Yarın rûz-ı mahşerde bu mâsumların başlarına gelen felâketten bizim hissemiz sual edildiğinde nasıl cevap vereceğiz: “Ben yapmadım, orada değildim, bunları tanımam ki…” gibi bahaneler kurtarır mı bizi?
Bakın Tekvîr Sûresi’nin 8. âyeti ne söylüyor? “Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda…”
Cevabı, aynı sûrenin 14. âyetinde: “Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir.”
0 Responses to “Ne Kadar İğrenç Canlılarız”
Please Wait
Leave a Reply