->
Eminim daha sabah ilk aracını alıp da direksiyon başına geçen herhangi bir kişi şu vakte kadar bu sorunun cevabını düşünüyordur.
Ne olacak bu araç sahiplerinin hali?
…
Aslında soruyu şöyle değiştirmek gerekiyor.
“Ne olacak bu sigorta şirketlerinin hali?”
Ülkemizde sigorta sektörü tam manasıyla tabana yayılmış değil. Bu olumsuz durumun bence en önemli sebebi sektörün kaymağını yiyen eski şirketlerin sigortalılara sundukları hizmetteki kusurlardır. Diğer taraftan şirketleri belki de böyle agresif davranmaya iten, sigortayı sebepsiz zenginleşme aracı olarak gören dolandırıcı zihniyet.
Bu iki taraf karşılıklı olarak birbirlerinin hatalarını besliyor.
Konumuza dönelim.
En iyi sigorta şirketi hangisi?
Herhangi bir sigorta acentesine gittiğinizde, karşınızdaki sigorta yetkilisi size kendilerinden başka diğer bütün sigorta şirketlerinin kabaca işe yaramaz olduğunu, sektördeki en iyi, en kaliteli, sigortalıya değer veren en müşteri dostu şirketinin kendi şirketleri olduğunu söyler. Bu “çoğunlukla” böyledir. (İstisnaların artmasını diliyorum.)
Sektördeki müşteri kapma yarışı acenteleri böylesine acımasız olmaya sürüklüyor. Masum sigortalı (av), kurt sigortacının karşısında kendisine sunulacak hizmetin ayrıntılarını beklerken, karşısındaki sigortacı, yılların tecrübesiyle müşterisini avucunun içine alıp, bildiğiniz trafik sigortasını allayıp pullayıp, sanki üste para veriyormuşçasına kıymetlendirip, müşterinin zihnini bulandırıp, diğer alternatifleri bir çırpıda unutturup işi anında bitiriyor.
Geçtiğimiz yıl trafik sigorta primlerinin serbest bırakılmasının bu acımasız piyasa şartlarının oluşmasında katkısı bir hayli fazla.
Oluşan serbest rekabet ortamı bir açıdan müşteri lehineymiş gibi görülse de, orta ve uzun vadede hizmette kalitenin düşmesi gibi ciddi bir sorunu ortaya çıkaracaktır.
en iyi şirket en kötü hasarda belli olur.
3-4 yıl boyunca hiç kaza yapmayan birisi sigorta şirketinin iyi mi kötü mü olduğunu anlayamaz.